ferihaceylanAna Sayfa - Profilim - Arşiv - Arkadaşlarım |
|
ÇARESİZLİKLE
- Tarih: 01:45 12/10/2009 Yazan: ferihaceylan Döküldü ilk yağmurlarla bugün hasretin Mevsimler yalancı sen hayırsız çıktın Sararırken sonbaharında yaprakları Yüreğimde acıları kanarken yalnızlığın Öfkeli bedenim bu ömrü nasıl yıktın Yılların kasveti omuzlarımda Sensizlik de uyur gibiyim Gecenin tenhalığında rüzgarın ismi var Yabancı çınıltıların kulaklarımda Meyve zamanı geçmiş mevsimin Dalların üstünde sensiz bir nesneyim Kuruyup dökülen eğri kol çırpınışlarında Dertli bedenimde arsızım derdin sarılı şimdi Kimin gözlerindesin kemsin adın var mı Mızmız kuruntu sahipsizliğinde yaralarım Sararırken tenim yılların kıskançlığında Bilmem elbet sabahın neşesini sorma yıllar oldu Uzun akşamları bağlarsın kalbim günlerin sensizliğinde Gençliğim ağarıyor hicranım göğsümün üstünde Perişan halim gençliğim dertli bir nihavent sesinde Bir tohum tanesinde canı tazelenmiş beklerim Kuru çınar yaprakları gibi kırılgan susuz Perişan halin oldum yıllardan halimi sormadın Derde düştüm kanında dermanın yoktu gelen Ölümü yeğledim çaresizlikten eşsizdim sensiz Uzaklığın duyurdu mu ağlayarak ayrılıkla başlayan Soluğunun ucundayım gel şad olsun ömrüm son günümde Tabibin elinde sarılmaz oldu gözlenir yaralı yüreğim Ferimdin soldu acılarında yanar acılarla bakan gözlerim Bensiz bahçelerinde açan gülleredir sitemim duyuramadım Gösterdiğim acılardan biten asıl dosta sarılamadan daha Hala gençliğimin dertli sesinde bülbülün sillesi Rivayettir suskun yılların ikrarına düşmüş savrulur gençliğim Acının azgınlığında kan ağlar seni ararken gözlerim Hicranın göğsümde dilim lal hala kalbim yanıyor Feleğin içinde ukdelenirken kader ne acıdır Zamanın pınarı akar duraksız önümde yıllar sel Duyarım bülbüller zılgıta düşmüş dolar kederin heybesi Seslenirken anılar arkamdan ahımın adını el sallarım yüreğime uzaklardan yağmur olurum gelirim bulutlardan yüceleşir hasretin Hüzünlenir sevdam acıyla dem düşer kanar göz yaşlarım Yaralı aranır bülbülüm havalanırken avlanır zamana davalanır Seyran olur perdeler şairlerin sedası düşerken dillerde name Gayri sevda eski bahçelerde gönül coşkun yürek çağlayanlarda An olur düşerim yanaklarından sensizlikte sararmış bahtım Sevince bulutu özlerim seni siyah olur günler kırarım mevsimi Gelirsen sararım içime çekerim günü severim mevsimi Küsersen dellenirim gönlüm döner bulanık Dağlanır ruhum canım azaplarda kalır Taş olur sabahlar ömrümün önünde taş Seversen ansızın bir sabah uğrarsan gönlüm Kalbimde yeşeririsin bir filiz olursun Bazen ağaç dallarında açarsın Tomurcuk yeşerirsin bedenimde Kök salarsın selvi olur uzanırsın umutlarıma Bükerim boynumu saramamışlığımla seni çaresizlikle Aranırım umutsuca sevdan sıkılır yüreğimde ayrılığın Çaresizlikler sarar bedenimi uykusuz hicrana döner gecelerim isyanımı sarar yürür giderim sevdadan aşktan uzaklara Çaresizlikler kolumda sevişiyorken önemsizce Seni arar dolgun gözlerim akarken vuslat sabaha Gariptir başım yaralı sitemden kor yüreğim Acılardan sıyrıl da gel diyor ken ömür Önemsizce yürüyorum çaresizlikle Adım çare çareyken ölüme yok Yorum - Yorum yaz - Bağlantı
|
|
DÜŞE YAZDIM ANNE..!
- Tarih: 01:51 10/5/2009 Yazan: ferihaceylan Kategori: SIIR ARSIVIM Aşkın yalancı tanıkları vardı Kızgın öfkeli biraz da suskun Unutmuşken erkek kadını Saklamazdı artık dünya Adem oğlundan utancını Evvel di hayat akardı ırmak Sustu zaman bir zaman İnsansız kaldığı zaman Susar mıydı şimdi evvele Ayaza aman bırakmıştı üşürken Can yazıktı umutsuz Kimsesiz çaresiz lal Şimdi telef değil miydi can Bab_ı esrarın koynunda Can yaralı Vakit alacakaranlık Tutulmada yollar sensiz Zayıf çaresiz yüreğim acılarda Bıkkınlığın sürgününde gelecek Şerefe matem tutmuş kadrin gülü Zaman ağlasın geç olmaktayken ninniler Şimdi öksüz huri nin çocukları Ağlar baharın yalnızlığına Yol boyu kırgın Bahara çiçek açmıyor Sıra selviler Laleler nergisler rengini unutmuş Güller nazara gelmiş Boyun bükmüş limon ağaçları Ben adını düşe yazdım anne Hiç kurmadığım düşlere Yol boyu kaç şafakta seni aradım Kaç fırtına yelde yürüdüm Sancılarda kaldı düşlerim Yarınsız geleceksiz Ağlamadım umuda Sana yürüdüm anne Geceydi tutulmadaydı ay Yürüdüm alaca karanlığın koynunda Yol ucunda yüreğinin evini görmek için Açlığında şaha kalkarak şefkatinin Evvelsiz sensiz çaresiz ümitsiz Umut yazdım görmediğim Tanımadığım yarınları Seninle gelecek diye yürürken Acının kırbacında bedenim Kaç kez düşe yazdım Şimdi yarın sen gelecek Adını düşe yazdım anne Düşe yazdım bir ömür bin gelecek Seni sevgini özlemini şefkatini Şerefe onura adına yanan her ışığa Gelecek binlerce yıla Adını düşe yazdım Sen geleceksin diye anne Düşe yazdım |
|
DÜŞE YAZDIM ANNE..!
- Tarih: 01:51 10/5/2009 Yazan: ferihaceylan Kategori: SIIR ARSIVIM Aşkın yalancı tanıkları vardı Kızgın öfkeli biraz da suskun Unutmuşken erkek kadını Saklamazdı artık dünya Adem oğlundan utancını Evvel di hayat akardı ırmak Sustu zaman bir zaman İnsansız kaldığı zaman Susar mıydı şimdi evvele Ayaza aman bırakmıştı üşürken Can yazıktı umutsuz Kimsesiz çaresiz lal Şimdi telef değil miydi can Bab_ı esrarın koynunda Can yaralı Vakit alacakaranlık Tutulmada yollar sensiz Zayıf çaresiz yüreğim acılarda Bıkkınlığın sürgününde gelecek Şerefe matem tutmuş kadrin gülü Zaman ağlasın geç olmaktayken ninniler Şimdi öksüz huri nin çocukları Ağlar baharın yalnızlığına Yol boyu kırgın Bahara çiçek açmıyor Sıra selviler Laleler nergisler rengini unutmuş Güller nazara gelmiş Boyun bükmüş limon ağaçları Ben adını düşe yazdım anne Hiç kurmadığım düşlere Yol boyu kaç şafakta seni aradım Kaç fırtına yelde yürüdüm Sancılarda kaldı düşlerim Yarınsız geleceksiz Ağlamadım umuda Sana yürüdüm anne Geceydi tutulmadaydı ay Yürüdüm alaca karanlığın koynunda Yol ucunda yüreğinin evini görmek için Açlığında şaha kalkarak şefkatinin Evvelsiz sensiz çaresiz ümitsiz Umut yazdım görmediğim Tanımadığım yarınları Seninle gelecek diye yürürken Acının kırbacında bedenim Kaç kez düşe yazdım Şimdi yarın sen gelecek Adını düşe yazdım anne Düşe yazdım bir ömür bin gelecek Seni sevgini özlemini şefkatini Şerefe onura adına yanan her ışığa Gelecek binlerce yıla Adını düşe yazdım Sen geleceksin diye anne Düşe yazdım |
|
AŞKA VEDA…!
- Tarih: 01:27 21/3/2009 Yazan: ferihaceylan Kategori: SIIR ARSIVIM AŞKA VEDA…! Aşk bir selam Bir düş bir şiir Bir dinleti derdin Oysa bendeki aşka Hiç eremedin anladım Kaç vakit geçti sen gideli Gelmedin biliyorum gelemedin Kapadım gönül kapımı Yılların tozunu süpürdüm bu gün Topladım senden kalan mektupları Aldım acılarımı bir de yüreğimi Bir iki kırıntı vardı soluk birkaç resim Onca yıldan geri de kalan talan yalan Sırası geldi sanıp vuslatın Aldandığım kaç vakitleri Sensiz senle kurduğum düşlerimi Çizdiğim hayallerimi sildim zamandan Şimdi topladım hepsini Al götür özlemlerimi hasretlerimi Bir beni bırak benliğimle artık geri Geride kalan ne varsa al Anılarını aşklarını gel topla artık Bir beni bırak bana acılarımla Bir de seninle yaşadığım ruhu Kıyamadım yırtamadım olmadı Avucuma sığmıştı sende kalan zamanım Senle geçen onca hayatım anılarım Ve inanmadığın aşkım Yollar vardı önümde Sensiz hiç yürümediğim Sokaklar caddeler seni düşünürken Ne çok büyümüştü yabancılaşmıştı Bensiz yürümüştü yoluna kader Sonradan fark ettim ağladı sokak lambası Yalnızlığıma ağladı sokaklar gözyaşlarında yıkadılar Acılarımı yüreğimi yağan yağmurlar Bugün doğum günümdü benim Umutlarım ve ben ne kadar yalnızdılar Dostlar sevdiklerim sevmediklerim Ve bu koca şehir bensiz büyümüştü Aklım karıştı tutunamadım Çünkü yalnızdım sensiz yapayalnız Bir akşam vakti yürüdüm Yaşam denen dönencenin yolundaydı yönüm Aşkın karanlık yüzü vurmuştu yüreğime Hesapsız yakalanmıştım Selamlarım oldu sabahlarla gönderdim Gecelerin uykusunu böldüm seni görmek için Oysa sen yoktun yıllar öncesinden Habersiz çekip gittin bir sabah vaktinde Ne selamın oldu nede veda ettin yüreğinde Ve yine doğum günümdü benim öyle bir günde Bu gün doğum günüm benim bugün doğum günüm Doğdum yeni bende doğum günüm benim…. |
|
Zehmeri gülü…!
- Tarih: 14:35 9/3/2009 Yazan: ferihaceylan Kategori: EDEBIYAT Zehmeri gülü…! Ay mavisi gözlerin vardı Sarı buğdayların tanesinde ipek saçların Hani her şubat mevsiminde Çalardın kapımı bahardan önce Güneşin parçalardı kendini Sana göstermek için Ay yıldızı kandırırdı Sevdan vardı her gece mehtap da Derelerin ışıltısındaydı gölgen Sense ne sakin ne nazlıydın Zemheri gülü Çınarlar sana Söğütler sana yol verirdi Eğilirdi pınarlar doğa eğilirdi Yüreğin ne coşkulu Dilin ne cilveliydi Aklın sa hep asiydi Sen zemheri gülü Eserdin karda boranda Savrulurdu uğrunda koca dağlar Yağardın bahardan önce Toprak nemlenir Keyfinde demlenirdi mevsimler Sarardı her akşam üstü narin kolların Mor öfkeli ufuğu Ve ben ağlardım yalnızlığıma Bende şubat hep kısa zaman Eskir hep nedense bedenim Yırtılır her şubatta yüreğim Ahkam kesemez olur susar dilim Sen se Ah sen Yeniden yüklenirsin umudun sırtında Çıka gelirsin Bir şubat vakti kapıma Yağarsın ben ağlarım Boy verir gözyaşımda umutların Açarsın gök mavi gözlerinle Başak rengi tenin Buğday tanesi saçların Aşk savrulurken rüzgarda Yanarım Sen ordasın aklımda Önünde eğilir dağlar Canım yanar eririm kokunla Akarım nehirlere Yüreğim köpük köpük Kanar acılarda kaybolurum Beklerim yolunu Hangi şubat Kaç mevsimde geleceksin Şimdi zemheri gülü Feriha Ceylan |
|
Mavi dünya...!
- Tarih: 23:49 31/12/2008 Yazan: ferihaceylan Mavi dünya...! Mavi dünya bizim olsun Bizim olsun tüm gelecek göreceğimiz günlerimizi seçecek Vakitlerim olsun isteyecek Sus sus’da usta kader fark etmesin ikimizi Saklasın kuşluk vakitleri |
|
MERYEM MİSALİ
- Tarih: 11:06 13/11/2008 Yazan: ferihaceylan Kategori: SIZDEN GELENLER MERYEM MİSALİ Meryem;in gebeliği gibi tek başına zuhur oldu aşkım. |
|
ŞİMDİ İHANET ZAMANI…!
- Tarih: 21:52 1/8/2008 Yazan: ferihaceylan Kategori: SIIR ARSIVIM ŞİMDİ İHANET ZAMANI…! Dolduk, zamanla doyduk. Öyle bir doğduk ki, Evrimde devr-i ihanet olduk. Vurduk yırttık, kırdık dağıttık, Aktık azdık, azgınlığımızda yaktık, Yürekten çağlayan şelaleri. Bağladık bağlandık, Öyle bir olağandık ki, Sorma gitsin; şimdi gibi. Dillerimiz verdi, ellerimiz sevdi. İhanetin bağımlısı, sonsuz eseri olduk. En kötüsü de bu ya… Ne yana dönsen, Her nasıl düşünsen, Arkadan koca bir zaman akar, Hayıflanırsın farkına vardığında. Evvel var zaman içinde, Daha doğuştan başlar. Ötesine takvimler yetmemiş belli ki. Sonuçlar bağlanır hep, bir eklenti bulunur. Esaslar volta atar, işte o zaman boşlukta. Somutlar vardır öznede. Öteki, yanındaki, diğeri gibi. Söz meclisinde konu aranır. Ne nasıl niçine indirgenemez. Hayallerimizi suçlarız zamanla. Boş yere didiştiğimiz egolara değil, Yattığımız gaflet uykularına yükleriz suçu. Demeyiz, bilmeyiz, bunu biz yaptık. Oysa verilmiştir, “sebep sonuç ilişkisi”. Laf cambazı sorsan hepimiz. Mazeretimiz ömrümüzden çok. Kabahatimizin özrümüzden büyüklüğü, Sindirmiş, korkutmuş, İçimizdeki dürüstlüğü. Küçük zihniyetlerin beslediği, Çorbacı kişiliklerle derdest olmuşuz. Zaaflar ahvalinde boğmuşuz ruh dengemizi. Niteliklerin kaybolduğu, Niceliklerin sofra kurduğu, Akşam üstlerinde bırakmışız insan olmayı. Ufuktan doğan sabahın yönü değişir mi? Unutmuşuz dönenceyi. Doğaya ihanetle başlayan kervan yolunda, Ataya anaya, vatana millete, geçmişe tarihe, Yolda bıraktığımız eşe, Ve bil cümle aleme dosta, Savurmadık mı ihanetin baltasını? Alışmış kudurmuştan beterliğimizle çıktığımız yolda, Haberimiz var mı kimler kaldı? Giymeye bile emin olmadığımız Kefenin cebine, doldurmadık mı bencilliğimizi? Şimdi ne kaldı elimizde, Dünden, bu günden ve yarından artık? Sonsuz zaman içinde. Vuran vurana, talan talana, Yakan yakana, yıkan yıkana, Çalan çalana, çırpan çırpana, Aşk olsun ihanet seni tutana. Güç şimdi, en zalim olanda, Makbul, en büyük hain olanda. Şimdi ihanet zamanı boyuna göre, Kim kime ne kadar hayın, Sayın bulun bakalım? En çok kim, kime, ne için, İhanetine egonun hakim? Şimdi ihanet zamanı. |
Toros rüzgarı..!
- Tarih: 00:06 19/6/2008 Yazan: ferihaceylan Kategori: SIIR ARSIVIM
|
|
İNADIM OLSUN..!
- Tarih: 14:12 2/5/2008 Yazan: ferihaceylan Kategori: SIIR ARSIVIM Hep bir yalancı gülüşlerdesin Sahte ayrılıklarla geçitlerdesin Neden yüreğine hep dur deyişlerdesin Hasretin tuzak canım bilmez misin Yolun ömrüme kasıt Uzanır elem tutar elimi Yangın gecelerden külünü sorarım Sabahlar doğar güneşe bir haber Acılarım kabuğunda solar dal olurum Sen çığlıklarımda şarkı söylersin Ecel dersin taktir dersin ölüm dersin Rüzgar a dur diyen yüreğim Yellerde şimdi perişan Sende bil artık yok oldu ardından koşan Ellerim buz ayaz canımdı donan Dön demeyeceğim gel demeyeceğim İnadım olsun sensiz yaşamadığım zaman |
| :: Sonraki Sayfa |